Merhaba,
06.02.2023. Hayatımın en kötü gününü yaşadım.
Tatilin son günüydü. Ertesi gün okul açılacağı için hem heyecanlıydım hem de yoğun bir hazırlık içindeydim. Akşam çocukların formalarını ütüleyip hazırladım, çantalar hazırlandı. Tatlı bir telaş içindeydik. Saat 23.00te tüm aile bireyleri ben dahil uyumuştuk.
Yatağımda hafifçe döndüm, saatin farkında değildim. Aniden bir sarsıntı oldu hemen eşime dönüp baktım, yatağı sallayan o değildi. Hemen yataktan fırladım. "Deprem!" diye bağırdım. Sarsıntı şiddetlenmeye başladı. O sırada kızıma iki kez seslendim. Baktım odanın kapısını açtı. Deprem oluyor diye bağırarak bir panikle oğlumun odasının kapısına vardığımda adım atamaz oldum. Birden elektrikler kesildi. Oğlum yatağında oturdu ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Ben de ona yanıma gelmesini söylemeye çalışırken artık dilim dönmez oldu. Duvara tutundum. Oğlum yataktan inmeyi başarıp yanıma geldi. Sarsıntı son hızla devam ediyordu. Dördümüz koridorda sarsıntının geçmesini beklemeye başladık. Derken sarsıntı dindi. Çok hızlı hareket etmeliydik. Çocuklarıma montlarını ayakkabılarını giydirip şemsiyeleri alıp sokağa çıktık.
Dışarda öyle bir yağmur yağıyordu ki gökyüzü delinmiş gibiydi. Eşim ve çocuklarımla beraber kaldırımda beklemeye başladık. Telefonlarımızı almıştık, kardeşlerime, anneme babama ulaşmaya çalışıyordum. Bir türlü onlara ulaşamıyorum. Bir saat kadar yağmur altında kaldırımda bekledik sonunda annemle babama ulaşabildik ama trafik o kadar yoğundu ki gelemediler. Çocuklarım üşümeye başlamıştı hatta ikisi de titriyordu soğuktan. Eşim lavaboya girmek için eve döndü. Derken aniden kızım bayıldı. Oradan geçen iki adam kızımı kaldırıp bankın üstüne oturttular. Yağmur yağmaya devam ediyordu şemsiyeyi kızıma yağmur gelmesin diye tuttum fakat üstü başı sırılsıklamdı. Derken eşim geldi kızım kusunca rahatladı. Anne ve babam da bizi çağırıyorlardı. Trafik yoğunmuş ilerleyemiyorlarmış. Kızım o haldeyken yarım saat yürüdükten sonra da başı dönmeye başladı ve ayakta duramaz oldu. Tekrar yere oturdu. Yağmur yağmaya devam ediyordu. Bir türlü dinmiyordu. Sonunda arabaya yetiştik, arabanın içine girince hepimiz tir tir titremeye devam ediyorduk. Ne yapacağımızı bilmez halde oturduk bir süre. Annemlerin evi hasar görmüştü, kardeşlerimin evleri çok kötü durumdaydı. Ama şükür hepsi hayattaydı. 🙏😔
Sabah gün ağarana kadar sırılsıklam vaziyette arabada bekledik. Gün ağarmıştı evet ama yüreklerimize bir daha gün aymayacak gibiydi. Kötü haberler bir bir gelmeye başladı. Önce en sevdiğim, kardeşim dediğim kuzenimin ve dayımın ölüm haberini aldım. İnanamıyordum ama maalesef gerçekti. Daha bir kaç gün önce görmüştüm ikisini. Daha ben olanı biteni anlamadan, anlamlandıramadan halamın dört çocuğu, gelini, damadı, iki torununun ölüm haberi geldi. Nasıl olur diyordum nasıl bir şeymiş bu yaşadığımız? Derken babamın genç bir kuzeninin haberi geldi, sonra annemin kuzeni eşiyle birlikte enkaz altında kalmıştı. 7. günün sonunda onlar da hayatlarını kaybettiler. Çünkü enkazı kaldıracak ne bir ekip ne de iş makinesi ne de bir kepçe vardı.
Çevrem çok geniş olduğu için durmadan ölüm haberleri gelmeye devam ediyordu. Öğrencilerim aileleriyle birlikte göçük altında kalarak can vermişlerdi. Bu durum öyle bir hale geldi ki gelen ölüm haberleri normalleşmeye başladı. Dört gün boyunca arabada buz gibi soğukta çaresizce, ne yapacağımızı bilmez vaziyette bekledik. Bisküvi ya da buzluktan çıkardığım bir kaç parça börekle karnımızı doyurmaya çalışıyorduk.
Elektrik ve su yoktu. Depoda kalan suyla idare etmeye çalışıyor, tuvalet ihtiyacı olduğunda evimize geri çıkıp dizlerimiz titreye titreye merdivenlerden iniyorduk. Akşamları telefonların ışığını kullanıyorduk eve girmek için. Bir yandan sarsıntılar devam ediyordu. İzmir'de yaşayan akrabalarımız bizi oradan çıkarmanın yollarını arıyordu. Eşim kabul etmiyordu. Durumun vehametinin farkında değildi henüz. Dördüncü gün gitmeye ikna oldu ve bir şekilde çekirdek ailemle oradan çıktık.
Ve şu an 4,5 aydır İzmir'deyiz.
Devamı gelecek...
Zaman ilaç olur mu?
Yorumlar
Yorum Gönder