Merhaba,
Bugün nasılsın? Ben eh işte idare ediyorum. Seninle sohbet etmeye geldim işte. Bugün George Orwell'ın "1984" adlı kitabını bitirdim. Hoş bir kitaptı. Etkileyici ve sorgulatıcı aynı zamanda. Bir ara ondan da bahsederim. Konuşuruz.
Bugün konuşmak istediğim konu kararsızlık konusu. Çoğumuzda varolan, bir zamanlar benim de en büyük handikapım olan sorun. Yapmam gereken bir iş ya da bana sunulan, seçmem gereken bir alternatif karşısında o kadar kararsız kalırdım ki umarsızlığa kapılırdım.
Şunu mu seçsem bunu mu diye uzun uzun düşünürdüm. Artılarını eksilerini, gerçekten isteyip istemediğimi kara kara düşünürdüm. Verdiğim karar da genellikle beni tatmin etmezdi. Keşke diğerini seçseymişim diye kendime kızardım sonra.
Fakat belli bir zaman geçtikten sonra, farkındalığım geliştikçe, hayatımı şöyle bir gözden geçirmeye başladım. Aslında o alınacak kararların çoğu, üzerinde çok da zaman harcanmayacak kadar basit kararlardı. Ben farketmemişim. Tek yapmam gereken kalbim bana ne söylüyor onu dinleyip duymakmış. Tek mesele buymuş. Artık çok hızlı karar veriyorum. Sezgilerim bana yol gösteriyor zaten. Benliğimin ve bedenimin neye ihtiyacı var onu kendi biliyor.
Menüyü elime aldığımda canım ne istiyor vücudum onu bana söylüyor. Ya da bir mağazada ihtiyacım olan o kazağı, o montu, o ayakkabıyı karşıma çıkarıyor. Çıkarmadığında da bu işte bir hayır vardır mutlaka diyip yoluma devam edebiliyorum.
Esas önemli olan şey ne biliyor musun? NE İSTEDİĞİNİ BİLMEK.
Sevgi ile kal...


Yorumlar
Yorum Gönder