Merhaba,
Bugün nasılsın? Ben bugün gayet güzel bir gün geçirdim. Umarım senin de günün güzel geçmiştir.
Biraz geçmişten bahsedelim istiyorum. Geçmiş geçmişte kaldı evet haklısın. Fakat onu gerçek manada bırakabilmek o kadar kolay olmuyor çoğumuz için. Örneğin çocukluğumu, gençlik yıllarımı düşününce eskiden içimi bir hüzün kaplardı. Çünkü içimde çözemediğim düğümler, cevaplanmamış sorular olduğunu düşünürdüm.
Şimdi şimdi anlıyorum ki aslında tüm o sorunlar, sorular, sıkıntılar, düğümler, çözümsüz gibi görünen şeyler, hepsi bir amaç içinmiş. Hepsi şimdiki beni inşa etmek için Tanrının benim için gönderdiği tuğlalarmış.
Çocukluğuma dönüp bakınca yeteri kadar sevgi ve şefkat görmemiş olduğumu, gençliğime dönüp bakınca hayatı dolu dolu yaşayamadığımı, anne ve babamın beni bazı konularda desteklemediğini, onlar yüzünden hayatımın alt üst olduğunu falan düşünüp duruyordum. Onları bir türlü affedemiyordum. Onların yüzüne bakınca bu huzursuzluk peşimi bir türlü bırakmıyordu.
Tanrıya isyan da ediyordum ara sıra. Neden ben? Diye sorgulamadan duramıyordum.
Affetmek ve serbest bırakabilmek üzerine kitaplar okuyup meditasyonlar yapıp bu düşüncelerden kurtulmaya çalışıyordum. Ama sonra bir gün bunun öylece gerçekleşmeyeceğini bunun farklı bir çalışma gerektirdiğini anladım.
İlk olarak annemi ve annemin yaşadıklarını anlamaya çalıştım. Onunla kendi çocukluğu ve benim çocukluğum üzerine sohbetler yaptık. Daha sonra babamın çocukluğunu gözümün önüne getirmeye çalıştım. Sonra ikisini sevilmeye ve şefkate muhtaç iki çocuk gibi hayal ettim. Ve olan oldu.
Artık onların anne babası bendim. Onlardan şefkat dilenen çocuk gitti, onlara şefkat ve sevgi gösteren bir kişi geldi. Aslında ben değil onlar sevgiye muhtaçtı artık benim gözümde.
Ve onları sonunda affedip tüm kötü anıları unutup her şeyi serbest bırakabildim.
Umarım bunu sen de başarabilirsin. Neden olmasın?
Seviliyorsun, sevilmeyi hak ediyorsun, unutma.
Yorumlar
Yorum Gönder